10 Temmuz 2026 Cuma

BİLİM-KURGU ÖYKÜ 3

YENİDEN DOĞUŞ 

Evrenin sınırlarına oranla hayal edilemeyecek kadar küçük bir bölgesinde, küçük bir yıldızın etrafında dolanan mavi bir gezegen...

Nasıl da berrak, saf, parıltılı bir su damlası gibi sessiz ve sakin uzay boşluğunda devinmeye devam ediyor… Hiçbir zihin durumunun baştan sona kavrayamayacağı düzeni ile uzay boşluğunda hızla bir yerlere doğru yol alıyor.

Üzerine gelişigüzel serpiştirilmiş, kara parçalarının kenar çizgilerini gizleyen bulutsuların altında sanki gülümsüyor. Atmosferi buğulu bir ışık gibi yuvarlağı çevreliyor. 

-Her insana dünyayı seyrettirmeli uzay boşluğundan; bu gizemli ve çekici maviliğin ardında uzanan sonsuz karanlık boşluğu da hissedebilmeli insan. İşte o zaman kavrayışımız farklılaşıyor, bilgiçlikten bilmeye, bilgiçlikten bilinmeze doğru yükseldiğimizi, kendimizi sorgulamaya başladığımızı görüyoruz.

Aşağıdaki keşmekeşten bir düzene nasıl geçeceğimiz sorusundaki suçluluk duygusunda diğer insanlara, dünyaya ve evrene ihanet ettiği gerçeği ile de yüzleşiyor…

-Derin bir hayranlık ve suskunluk zamanı şimdi…

Dünya, uzaklardan seyredenler için bu yalın duruşu ile büyüleyici ve gizli güzelliklere, insan aklının alamayacağı güce ve değişimlere sahip bir oluşum. Yer yuvarlağının muhteşem görüntüsü insanı bambaşka birisi haline getiriyor. Bu yüceltici görkemden ve olağanüstülükten etkilenmemek mümkün değil. İşte bundan dolayı kocaman bir uzay gemisi dolanıp duruyordu dünyanın çevresinde; çok büyük, binlerce penceresi olan bir gemi. Bu dev araç adeta bir 'yeniden doğuş' merkezi ve çok sayıda insanı barındırıyor içinde; yaşadığı, yaşamaya çalıştığı çevreden çıkarak bir başka gözle dünyayı görmeye gelen, yerdeki kişisel, çevresel, varlıksal sorunlardan bunalan ve çözümü çok farklı bir ortamda arayan bildik insanların oluşturduğu kalabalık bir topluluk.

Kilometrelerce yukarıdan her şey uzak, her şey güzel, her şey hafif ve her şey bambaşka görünüyordu. İnsanlar yere ait kaygılarının uzayın derinliğinde kaybolduğunu ama ayrışan, gelişen, güçlenen düşüncelerin ve coşkunun genişleyerek kendilerine ulaştığını hissediyorlardı. Çarpıcı, baştan çıkarıcı manzara insanı âdeta büyülüyor, kendini aşan, evrensel oluşuma katılan, sınırlı düşünsel, duygusal ve fiziksel çevresinin dışına çıkabilen insanlar yaratabiliyordu.

-Bu bir sanat eserinin karşısında duyulan hayranlık, içtenlik, aşkınlık, saygınlık ve arınma duygularıyla özdeşti.

İnsan, yerde bulamadığı, farkında olamadığı duygu, düşünce ve moral dünyasına burada geçirdiği zaman sürecinde daha kolay sahip olabiliyor, yeni değerlerle değişim ve yenileşme sağlayabiliyordu.

Teknolojinin büyük aşamalar kaydettiği bir dönemde yaşanmasına rağmen karışık çözüm yöntemlerine girmeden çok basit bir yol izleniyordu: Birey geniş pencereli tek kişilik odasının içerisinde, bin kilometreden beş yüz bin kilometreye kadar değişen uzaklıklarda bir süre yaşamına uzay gemisinde devam ediyor ve fazla bir yardım almadan ama yerinde desteklerle moral çözümüne kendisinin ulaşması hedefleniyordu.

Geçirdikleri süre sonunda dünya onların gözünde artık eski dünya değildi. İlkel tutkularımızın esiri olmanın evrensel bir kanun olmadığını anlıyorlardı? Yerde alışmış, yer şartlarına programlanmış beyinlerin karşılaşma olanağı az evrensel görüntüler karşısında duyduğu hayranlık ve şaşkınlık kendileri dışındaki gücün boyutlarını da ortaya seriyor ve şöyle bir duyguyu sıklıkla yaşıyorlardı: olağanüstülük ve hiçlik. İnsan kendi dar boyutlarını önce dünyanın sonra da evrenin boyutlarıyla karşılaştırdığında sonsuzluk kavramına uyum sağlayarak adeta kendini yeni baştan programlıyordu.

Gemiye alınacak insanlara yerdeyken söylenen ilk ve tek öneri ise şuydu: "Gemideki yolculuk sonrasında tamamen kendinizi bulabileceğiniz, olumluya değişebileceğiniz hatta iyileşebileceğiniz gibi aklınızı kaybetme riskiniz de vardır."

İnsan, kendi dünyevi yaşantısı ile burada gördükleri ve hissettikleri dünya arasında nasıl bir çelişkiye düşer ve nasıl bir değer atfeder ki çıldırma noktasına gelir?

Dünya, koskoca evrende yaşayabildiğimiz tek yer mi yoksa?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SİTE İÇERİĞİ Fantastik, aykırı, psikolojik, varoluşçu, bilim-kurgu öyküleri... KÖSTEKLİ SAAT  (PSİKOLOJİK) RÜYA FOTOĞRAFLARI  (FANTASTİK) KÜ...