10 Temmuz 2026 Cuma

ÖYKÜ 1

MASUMİYET

Hoş bir bahar sabahı dışarısı ve kızın odası bahar ışıltılarıyla doluydu.

Kırpıştırdığı gözlerini ılık bakışlarla açtı. Güzel gözleri, çiçeklerin mavi rengiyle  sürmelenmişti sanki. İpeksi saçlarını okşarken, parmaklarına dolayıp uzun kirpiklerine yaklaştırdı. Havayı kokladı derin derin. Beyaz teninden yorganına sinen, dalga dalga yayılan tazeliğinin kokusunu içine çekti. Ne kadar hoştu; vücudunun her kıvrımı diri çiçeklerin çekiciliğini andırıyordu, göğüsleri daha dolgundu ve büyümüştü geçen aya göre.

"Ben çok güzel bir kızım," dedi hafifçe gülümserken. "Bir tanrıçayım, evet öyleyim. Kulağımın kıvrımları bile onları köle etmeye yeter. Dinletemediğim sözüm yok, elde edemeyeceğim erkek yok! Harikayım, kusursuzum!.."

Biraz yana dönerek, kolunu yataktan aşağıya sarkıttı. Gözleri, baharın parlaklığında olabildiğince güneşe güldü. Bir eliyle göğsünü tutarken, sarkıttığı eliyle de halının üzerinde parmaklarını gezdiriyordu. Önce halıya bir "T" harfi çizdi, sonra da "E". Geçmiş sevgililerinin isimlerinin baş harflerini yazıyordu. Şimdiki sevgilisinin "M" harfini çizerken, ani bir çığlık ve acıyla irkildi.  Doğruldu ve acının nedenini anlamaya çalıştı. Hemencecik benzi solmuştu, nefesi titriyordu. Küçük bir cam parçası parmak ucuna saplanmış, bir damla kan gelincik renginde tomurcuklanmıştı. Ağlamak istiyor, hiç işitmediği tuhaf sesler çıkarıyordu. Bir ara bayılacağını zannetti ama bayılmadı.

Bir kaç saat sonra kız, sevgilisine (isminin baş harfi "M" olan) nazlı gözlerle yaralı parmağını öptürdü. Oğlan kızın derdine deva olabilmek için dakikalarca dudaklarını, saatlerce sözlerini sarf etti. Onun acısının kendi acısı olduğunu söyledi, onun sevincinin kendi sevinci olduğunu söyledi. İkisi de kıvanç ile dolup taştılar.

Gece, kız yatmak için odasına geldiğinde, yatağını bugün de toplamadığını hatırladı. Yalnızca yatağı değil odası da darmadağınıktı. Halıyı temizlemesine rağmen yerde hâlâ cam parçaları parıldıyordu. Annesine düşürdüğünü söylediği vazoyu, bir kıskançlık ve öfke krizinde üç gün önce yere fırlatmış, kırılan vazonun parçalarını itinasız bir şekilde temizlemeye çalışmıştı.

"Kıskanç ve asiyim," diyerek yatağına uzandı. "Ama çok güzelim." Havayı ve yastığını kokladı. İsminin baş harfi "T" olan sevgilisini düşündü. Acaba "M" kendisini nasıl teselli ederdi diye hayallenirken sarılı parmağındaki sızıyla uykuya daldı. 

Sevgililerinin kendisi için düelloya tutuştukları bir rüyayı görmeye başladı... Bir ruh sakinliğinde uyurken öyle masumdu ki...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SİTE İÇERİĞİ Fantastik, aykırı, psikolojik, varoluşçu, bilim-kurgu öyküleri... KÖSTEKLİ SAAT  (PSİKOLOJİK) RÜYA FOTOĞRAFLARI  (FANTASTİK) KÜ...